Türkiye’nin IMF’ye 8 milyar dolar borcu kaldı Türkiye’nin yeni bir program anlaşması yapmayacağı kesinleşen IMF’ye 8 milyar dolar borcu kaldığı açıklandı. Geri ödemede herhangi bir sorun yaşamayan Türkiye’nin bu borcu 2013 yılında sona eriyor. Devlet Bakanı Ali Babacan, “Türkiye nasıl 2 yıldır kendi programını götürdüyse, bundan sonraki dönemde de bu şekilde yürüyebilir” dedi.
 |
11 Mart 2010, Perşembe
ULUSLARARASI Para Fonu (IMF) ile Türkiye’nin yeni bir stand-by anlaşması yapmayacağının kesinleşmesi ile gündeme gelen ‘madde 4 konsültasyonu’ (gözden geçirme) rutin bir çalışma olarak mayıs ayı başında gerçekleşecek. Üye 192 ülkeyle, gelişmiş ya da gelişmemiş ülke ayrımı yapmadan düzenli olarak gerçekleştirilen bu çalışmalar kapsamında, IMF’den gelecek heyeti ağırlamaya hazırlanan Türkiye’nin halen fona 8 milyar dolar borcu bulunuyor.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ise gelinen noktanın herhangi bir sıkıntı yaratlayacağını vurgulayarak, “Türkiye nasıl 2 yıldır kendi programını götürdüyse, bundan sonraki dönemde de bu şekilde yürüyebilir” dedi.
Borç 2013’te bitiyor.
IMF ile şimdiye kadar 19 defa stand-by anlaşması yapan, bunlardan sadece son iki stand-by’ı başarıyla tamamlayabilen Türkiye’nin, fon ile ilişkileri özetle şöyle: “49 yıllık süreçte, genellikle krizlerin ardından mecburi olarak bu düzenlemeye giden Türkiye, bu süreçte IMF’den 50 milyar doların üstünde kaynak sağladı. Türkiye’nin, 2010 yılı genel finansman programıyla gerçekleştirilmesi planlanan borç servisi ve finansman durumuna göre, 2010 yılında, 149.6 milyar lira anapara ve 50.7 milyar lira faiz olmak üzere toplam 200.3 milyar lira tutarında borç servisi gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Borç servisinin 182.6 milyar lirasının iç borç, 17.7 milyar lirasının da dış borç servisi olarak yapılması bekleniyor. Türkiye’nin IMF’ye olan yaklaşık 8 milyar dolarlık borcu, geri ödeme planı içinde 2013 yılında sona eriyor. IMF’nin sağladığı esnek geri ödeme planı nedeniyle, borç geri ödemelerinde bir sorun yaşanmıyor.”
2 yıldır program yok
Bu aşamadan sonra önemli olanan Türkiye’nin kendisi için ne yapacağı olduğunu vurgulayan Babacan, şöyle konuştu: “Türkiye nasıl 2 yıldır bir IMF programı olmadan ama IMF ile yakın bir istişare ile kendi programını götürdüyse, bundan sonraki dönemde de bu şekilde yürüyebilir. Türkiye’nin artık kendisine güvenmeli ve bunu sadece söylemle değil uyguladığı politikalarla da göstermeli. IMF olsa da olmasa da bizim uygulamamız bundan sonra 6 aydır olduğu gibi kendi orta vadeli programımız çerçevesinde devam edecek.”
TÜRKİYE Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: “Krizin en sıkıntılı dönemini IMF’siz atlatmış durumdayız. Bir problem olarak görmüyorum. Kendi imkanlarımızla zaten gidebiliyoruz. Yol haritamız belli olduktan sonra problem yok.” değerlendirmesinde bulunurken, İSTANBUL Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş: “Türk ekonomi tarihinin bir miladı olarak kabul ediyorum. Türkiye çok önemli krizi hiçbir dış reçeteye ihtiyaç duymadan, tamamen kendi hazırladığı orta vadeli ekonomik programla başarılı bir şekilde geçti. Türkiye artık dünya ekonomi liginde birinci sınıfta.” yorumunda bulundu.
İŞ Bankası Genel Müdürü ve Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince de IMF ile gelinen aşamayı, “Stand-by’ı biraz yanınızda birinin destek durmasına benzetiyorum. Demek ki desteksiz durabilecek bir forma geldik. Para Fonu ile ilgili çeşitli değerlendirmelerimiz oldu. Olsa iyi olurdu dediğim günler oldu, ama olmaması nedeniyle bir kayba uğradığımız kanaatinde değilim.” şeklinde değerlendirdi.
HABERİN TAMAMINI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.
 |